Üstün zekayı tanımlamak da zararlı olabilir !

0
97
ustun-zekayi-tanimlamak-da-zararli-olabilir-özelyetenekliler.net
ustun-zekayi-tanimlamak-da-zararli-olabilir-özelyetenekliler.net
ustun-zekayi-tanimlamak-da-zararli-olabilir-özelyetenekliler.net
ustun-zekayi-tanimlamak-da-zararli-olabilir-özelyetenekliler.net

“Türkiye’de 500 binin üzerinde üstün zekalı çocuk varsa ancak 5 binine eğitim verecek öğretmen var”

 

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim  Bölümü Üstün Zekalılar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Sak, çocuğun  üstün zekalı olduğu yönündeki tanımlamanın zararları olabileceğine işaret ederek,  “Testlerle üstün zekalı olduğu yönünde yapılacak tanımlama, çocuğun kendi  hakkındaki düşüncelerini olumsuz etkileyebilir” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı, Uluslararası Üstün Yetenek Geliştirme  Mükemmellik Araştırmalar Derneği ile Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği Uluslararası Yetenek Gelişimi ve Mükemmellik  Kongresi Antalya Dedeman Otel’de başladı.
Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi  Özel Eğitim Bölümü Üstün Zekalılar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur  Sak, gazetecilere yaptığı açıklamada, kongreye, üstün zekalı ve yetenekli  çocukların eğitimi konusunda çalışan akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan  oluşan yaklaşık 250 kişinin katıldığını söyledi. Prof. Dr. Sak, sempozyum  sırasında üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi konusunda ülkelerin  tecrübelerini paylaşacağını anlattı.
Sak, üstün yetenekli ve zekalı çocukların özel programa ihtiyaç  duyduğunu, bunun da en iyi şekilde özel sınıflar ve okullarda uygulanabileceğini  ifade etti. Kaynaştırılmış sınıf uygulamasının kaynak kaybı olacağını savunan  Sak, Türkiye’de üstün zekalı çocuklara eğitim verebilecek tek okulun Gebze’de  bulunduğuna değindi. Üstün zekalı ve yetenekli çocuklara yönelik değişik  üniversitelerde programlar bulunduğunu, Milli Eğitim Bakanlığının bilim sanat  merkezleri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sak, bazı özel okullarda da bu çocuklara  özel sınıflar oluşturulduğunu söyledi.
“Öğretmen sayısı az” 
Türkiye’deki “üstün” çocuk sayısının bilinmediğini kaydeden Sak,  “Anadolu Üniversitesinde her yıl yaklaşık 100 çocuğa eğitim veriyoruz. Ama  Türkiye genelindeki sayının kaç olduğunu bilmiyoruz” dedi.
Prof. Dr. Sak, üstün yetenekli ve zekalı çocuklara eğitim verecek  öğretmenlerin de özel eğitim alması gerektiğinin altını çizdi. Buna yönelik  çalışmaların yavaş yavaş başladığını belirten Sak, “Türkiye’de 500 binin üzerinde  üstün zekalı çocuk varsa ancak 5 binine eğitim verecek öğretmen var” diye  konuştu.
“Üstün zekayı tanımlamak da zararlı olabilir” 
Çocuğun üstün zekalı olduğu yönündeki tanımlamanın zararları  olabileceğine işaret eden Sak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Testlerle üstün zekalı olduğu yönünde yapılacak tanımlama, çocuğun  kendi hakkındaki düşüncelerini olumsuz etkileyebilir. Toplumun üstün zekalı  olduğunu bildiği çocuğa karşı davranışı da değişiyor. Sizin davranışınızın,  tutumunuzun değişimi, üstün zekalı çocuğu da etkiliyor. Bütün hayatı boyunca  böyle etkilerle karşılaştığında olumsuz etkileri olabiliyor. Tanımlamanın amacı  farklı bir eğitim sunmak için olmalı. Farklı eğitim verdiğinizde oluşabilecek  olumsuz algıyı da engelleyebiliyorsunuz. “
Şili’den Avusturalya’ya 38 ülkeden katılımın olduğu sempozyum, 28  Eylül’de sona erecek.