Bakan Avcı: Özel yetenekli çocuklara ulaşmalıyız

0
38
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı özel yetenekliler
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı özel yetenekliler
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı özel yetenekliler
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı özel yetenekliler

Milli Eğitim Bakanı Avcı, “Bize düşen görev, özel yetenekli çocuklara ulaşmak ve potansiyellerini en üst düzeyde kullanacakları imkan ve fırsatları sunman, özel yeteneklerinin fark edilmesini sağlamak” dedi.

Zeka ve Yetenek Kongresi TBMM Tören Salonu’nda yapıldı. Kongrenin açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Avcı, özel yeteneklere ve zekaya sahip olanlar açısından Türkiye’nin önemli bir tecrübeye ve birikime sahip olduğunu söyledi. Avcı, “Bize düşen görev özel yetenekli çocuklara ulaşmak ve potansiyellerini en üst düzeyde kullanacakları imkan ve fırsatları sunmak, özel yeteneklerinin fark edilmesini ve gelişmesini sağlamak” değerlendirmesinde bulundu.

Özel yeteneklerin eğitimi ve öğretimi konusunda ilk ve öncü uygulamalardan birinin Enderun Mektepleri olduğunu anlatan Avcı, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar yasal düzenlemeler yapılmış olsa da daha atılması gereken çok adım olduğunu söyledi.

Tüm dünyada özel yetenekli bireylerin eğitiminin 1960’lı yıllardan sonra hızla arttığını belirten Avcı, Türkiye’de de o yıllarda yapılan çalışmaların uzun ömürlü olmadığını ve bir çoğundan vazgeçildiğini anlattı. Avcı, bu projelerde yalnızca fen liselerinin günümüze geldiğini dile getirdi.

Fen, sosyal bilimler liselerinin yanı sıra güzel sanatlar ve spor okullarının da özel yetenekli çocuklara eğitim veren kurumlar olduğunu anlatan Avcı, 1990’lı yıllarda da bilim ve sanat merkezlerinin açıldığını, bugün 66 ilde 70 kadar bilim ve sanat merkezi bulunduğunu bildirdi.

Özel yetenekliler için strateji ve uygulama planının devreye alındığını belirten Avcı, bunun, insanlığın gelişimine katkı sağlayacak bilim insanlarını, sanatçıları, sporcuları yetiştirmede önemli olacağını dile getirdi.

Avcı, “Sorunları, çözüm yollarını birlikte tartışmalı, haritalarımızı birlikte gözden geçirmeli ve birlikte yenileyebilmeliyiz” dedi.

Yüz bebekten ikisinin özel yetenekle doğduğunun söylendiğini anlatan  Avcı, şöyle konuştu:

“Bize düşen bu çocuklara ulaşmak ve potansiyellerini en üst düzeyde kullanacakları imkan ve fırsatları sunmak, özel yeteneklerinin fark edilmesini ve gelişmesini sağlamak.

Terminoloji konusunda ise bazı farklılıklar bulunuyor. “Üstü zeka” kavramı içerdiği hiyerarşi nedeniyle  bana çok sıcak gelmiyor. Ben de hepimiz gibi her çocuğun kendine özgü, özel yetenekleri olduğunu, herhangi bir zeka türünün, zihinsel başarının, diğerlerinden öne çıkartılmasını ve diğerleriyle hiyerarşik bir ilişkiye sokulmasını doğru bulmuyorum. Bu tanımlamaya muhatap olan çocuklar ve velileri de zorlanıyor. Aileler de sanki diğer çocuklardan her bakımdan farklı bir çocukla meşgul oluyorlarmış gibi çocuklarının en doğal haklarını bile kısıtlamaya gidebiliyorlar.”

Özel programla takip edilmeli

Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, vakfın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Üstün zekaya ve yeteneğe sahip olan insanların sadece kendi ülkelerinin değil bütün dünyanın hazineleri olduğunu anlatan  Halıcı, şöyle konuştu:
“Hayatımıza kolaylıklar ve renkler katan tüm gelişmeleri bu insanlara sayesinde görüyoruz ve yaşıyoruz. Dünyanın 2, 3 sene önceki halinin bugünkü durumda kıyaslandığında akıl almaz bir değişiklik yaşandığını görüyoruz. Bu farklılıklar artan hızla devam edecek. Bu gelişmeleri çok az sayıda olan üstün yetenek ve zekaya sahip olan insanlara borçluyuz. Farklı yetenek ve becerilerin ortaya çıkarıldığı bir eğitim sisteminin hedeflenmesi gerekiyor. Bu amaçla üstün zekaya sahip olan çocukların özel bir programla takip edilmeli.”